Deniz Taşımacılığı Zirvesi’nde Ana Konteyner Limanı Vurgusu

MDTO organizasyon ŞEması
zirve
31.05.2022

Haberi Paylaşın:

ShareShareShareShareShare

Mersin denizcilik sektörünün mercek altına alındığı Deniz Taşımacılığı Zirvesi’nde Doğu Akdeniz’de artan deniz ticaretine ve yeni kapasitenin karşılanabilmesi yapılması gereken yatırımlara dikkat çekildi. Zirveye iş dünyasının ana konteyner talebi damga vurdu.

Hürriyet Gazetesi’nin girişimleri ve Akdeniz Belediyesi, Mersin Deniz Ticaret Odası (MDTO), Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO), Mersin Uluslararası Liman İşletmeciliği’nin (MIP) desteği düzenlenen Mersin Deniz Taşımacılığı Zirvesi 17 Mayıs 2022 tarihinde gerçekleştirildi.

Hürriyet Gazetesi Ekonomi Yazarı Noyan Doğan’ın moderatörlüğünde gerçekleşen zirvede, Akdeniz Belediye Başkanı Mustafa Muhammed Gültak, MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Kızıltan, MDTO Yönetim Kurulu Üyesi Atahan Çukurova, Türkiye Liman İşletmecileri Derneği (TÜRKLİM) Başkanı Aydın Erdemir, MIP Genel Müdürü Johan Van Daele ile Hürriyet Gazetesi Ekonomi Müdürü Sefer Levent konuşmacı olarak yer aldı.

Bölgede deniz ticaretinin mevcut durumu ile gelecek beklentilerinin tartışıldığı zirvede, Doğu Akdeniz’deki 2.7 milyon TEU’luk konteyner trafiğinin 2050 yılında 10.2 milyon TEU’ya ulaşacağının tahmin edildiğine vurgu yapılarak ülkedeki liman yatırımlarının önünün açılması gerektiği kaydedildi.

 

zirve

 

Atahan Çukurova: “Dünyadaki gelişmeler nedeniyle denizcilik sektörü bir yapılanma sürecine girdi”

Zirvenin konuşmacılarından biri olarak söz alan Mersin Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Atahan Çukurova, konuşmasında dünya denizcilik sektörünün ticaret savaşları, Çin ekonomisindeki iniş çıkışlar, ülkelerin korumacı politikalara yönelimi, jeopolitik gerilimler ve son olarak da pandemi nedeniyle yeni bir yapılanma sürecine girdiğine dikkat çekti.

Şu anda dünyanın en önemli gündemlerinden olan iklim değişikliğine çözüm üretmek üzere IMO ve AB tarafından alınan zorlayıcı önlemlerin deniz taşımacılığını dönüştürecek diğer etkenler olarak öne çıktığını ifade eden Çukurova, Avrupa Birliği’nin Yeşil Mutabakat stratejisi doğrultusunda hazırlanan eylem planının “Sıfır karbon emisyonlu gemiler, sıfır karbon emisyonlu limanlar ile alternatif yakıtların altyapı sisteminin geliştirilmesi, emisyonlar için karbon fiyatlandırması ve Akdeniz ve Karadeniz’de emisyon kontrol alanlarının oluşturulması” gibi adımları kapsadığını ve  bu adımların tamamının, çok ciddi, zorlayıcı ve yeniden yapılanmayı gerektiren maliyet arttırıcı önlemler olarak dünya denizcilik sektörünün gündeminde durduğunu anlattı.

 

“Ana Konteyner Limanı ile Lojistik Merkez projeleri kent dinamiklerinin gündeminden hiç düşmedi”

Mersin denizcilik sektörü olarak dünyadaki gelişmeleri dikkatle takip etmenin yanı sıra kendilerine ve kente özel gündemleri olduğuna dikkat çeken Çukurova şöyle konuştu:

“Mersin her dönemde merkezi bütçeye aldığından fazlasını veren, ihracatı ithalatından fazla olan ve aynı zamanda transit taşımacılığın da yer aldığı çok özel bir lojistik kenti olarak öne çıkmaktadır.  Sahip olduğu kara ve demiryolu bağlantıları sayesinde Doğu, Güneydoğu ve İç Anadolu bölgelerinin yüklerine verdiği hizmetle Türkiye’de hinterlandı en geniş kent olan Mersin, mevcut limanı ve 2 milyon TEU konteyner hareketi ile Türkiye’nin toplam konteyner elleçlemesinin yüzde 17’sini tek başına üstlenen bir liman kenti. Aynı zamanda Orta Doğu Ülkelerinin ve Bağımsız Devletler Topluluğu’nun da transit merkezi. 

321 kilometrelik kıyı şeridine sahip olması ve bir asırlık lojistik altyapısı ile denizciliğin her kolunun gelişmesine müsait, sektörün bağımsız bir deniz ticaret odası ile temsil edildiği bir kent Mersinimiz. Ticaret ve lojistik kabiliyeti, sahip olduğu limanı ile bugünkünden çok daha iyi yerlerde olmayı hak eden Mersin’in yeni yatırımlara ihtiyacı var. Bu kapsamda; yerinin muğlak olarak belirtilmesi nedeniyle kent kamuoyunda endişe ile takip edilen Ana Konteyner Limanı ile Lojistik Merkez projesi kent dinamiklerinin gündeminden hiç düşmeyen ve ivedilikle hayata geçirilmesi beklenen önemli yatırımlardır.  

Yakın ve orta vadede, Akdeniz ve Ege rotalarında ticarette beklenen artış, Çin tarafından sürdürülen OBOR (One Belt One Road- Bir Kuşak Bir Yol) Projesi ve benzeri gelişmeler dikkate alındığında, bugün yüzde 80 kapasite ile çalışan Mersin Limanı’nın önümüzdeki süreçte bölgenin artan ticaret hacmine cevap veremeyeceği, hatta 5 yıla kalmadan gemilerin bekleme sürelerinin artacağı dolayısıyla maliyetlerin yükseleceği, bölge ve ülke ekonomisinin olumsuz etkileneceği açıktır. Bu nedenle yıllık 12 milyon TEU ilave kapasite yaratacak Mersin Ana Konteyner Limanı Projesi’nin kentimiz, bölgemiz ve ülkemiz deniz taşımacılığının güç kazanması açısından gerekli ve önemli olduğunun altını özellikle çizmek isterim.” 

 

“İş, yatırımcı bulmaya kalsın”

Konuşmasında, Ulaştırma Bakanlığı’nın 2000’li yılların başında Japonya ile yapılan anlaşmaya istinaden Japonya Devlet Araştırma Kuruluşu’na (JICA) Türkiye’nin Limanlar Master Planını hazırlama görevi verdiğine değinen Çukurova, kendisinin de katıldığı birçok toplantı ve uzun ve titiz çalışmalar sonucu 2003 yılında biten raporda; Türkiye’de yapılması gereken 3 büyük ana liman olarak, Çandarlı, Filyos ve Mersin ana limanlarının belirlendiğini belirterek “Bugün Çandarlı ve Filyos tamamlandı. Mersin Ana Konteyner Limanı için ise hiçbir çaba gösterilmemektedir. 20 yıl evvel devlet, Mersin’e ana liman yapılması gerektiğini görmüş, bu konuda rapor hazırlatmış, proje fizibilitesi tamamlanmış ama herhalde o gözlere perde inmiş. Bakanların da katıldığı birçok toplantıda gerek Mersin Ticaret ve Sanayi Odası, gerekse biz bu konuyu gündeme getirdiğimizde “Kaynağımız yok”, “İmar planlarında bağlantı yolları görünmüyor” gibi cevaplar aldık. Belediyelerimiz imar planlarını hazırlar, bunun onlar için önemli bir sorun olmadığını düşünüyorum. Yatırımcı da bulunur. Yeter ki Mersin’e yönelik gözlerdeki perde kalksın ve niyet olsun. 5 yıllık kalkınma planlarında “Mersin Ana Konteyner Limanı” adıyla yer alsın, ÇED olumlu raporu yenilensin. İş yatırımcı bulmaya kalsın. Belki MIP bile buna talip olmak isteyebilir” diye konuştu.

Ayhan Kızıltan: “Verilen sözler tutulsun”

Etkinlikte konuşan MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Kızıltan, Mersin Ana Konteyner Limanı’nın akıbeti hakkında Ticaret Bakanlığı ile görüştüklerini, bu doğrultuda karayolu bağlantılarının olmaması nedeniyle projenin durdurulduğunu öğrendiklerini ve kendilerine 2017 yılında alınıp süresi biten ÇED raporunun yenilenmesi gerektiğinin iletildiğini söyledi. Ne kadar inceleme yapılırsa yapılsın söz konusu proje hakkında tüm yolların Mersin’e çıkacağını kaydeden Kızıltan, MIP’nin kentin yüz akı olduğunu ancak Akdeniz’de artan yük trafiğini karşılamasının mümkün olmadığını belirterek bu nedenle verilen sözlerin tutularak ana konteyner limanını projesinin Mersin’e yapılması gerektiğini ifade etti.

 

Aydın Erdemir: “Türkiye 2050’ye hazırlanmalı”

Zirveye çevrimiçi olarak katılan TÜRKLİM Başkanı Aydın Erdemir ise, Türkiye ve Doğu Akdeniz limanlarının mevcut durumlarını değerlendirdiği konuşmasında ülkemizde Marmara limanlarının üstünlüğünün devam ettiğini belirtti.  Akdeniz limanlarının son 15 yılda büyük yol aldığını, verilerden yola çıkarak gelecek 10 yılda bu bölgenin Marmara’yı geçeceğinin tahmin edildiğini söyleyen Erdemir, tüm dünyada limancılık sektörünün geliştiğini, dünya ticaretinden daha fazla pay alabilmek için liman yatırımlarının önünün mutlaka açılması gerektiğini söyledi. “Türkiye kendisini 2050’ye hazırlamalı” diyen Erdemir, Doğu Akdeniz’de önümüzdeki süreç için 12-14 milyon TEU’luk yük trafiğini konuşuyoruz. Çok sayıda mega liman yatırımları olacaktır. Bu yatırımların önünü açmalıyız” ifadelerini kullandı.

 

Johan Van Daele: “Yatırımlarla Mersin Limanı’nın Doğu Akdeniz’deki stratejik konumu güçlenecek

Zirvenin konuşmacıları arasında yer alan MIP Genel Müdür Johan Van Daele de Türkiye’nin sahip olduğu coğrafi ve jeopolitik konum avantajı ile her dönem ve koşulda potansiyelini koruduğuna, birçok sektörde olduğu gibi deniz taşımacılığında da büyümesinin uzun yıllar süreceğine inandıklarını vurguladı.

MIP’nin Kapasite Artırımı Projesi ve şehrin trafik sorununu çözecek Kapılar Projesi hakkında bilgi veren Johan Van Daele, hinterlant büyümesini karşılamak ve gerekli hizmeti sağlamak için yeni yatırımların gerektiğini söyledi.  

375 milyon dolar bütçeli Kapasite Artırımı Projesi ile limanın mevcut kapasitesini 1 milyon TEU artıracak ve doğrudan 500 kişiye, dolaylı olarak ise 5 bin kişiye istihdam imkanı sağlayacaklarını kaydeden Van Daele, iki mega gemiye aynı anda hizmet verilebilecek ve gemilerin bekleme sürelerini optimize edebileceklerini, böylece direkt seferlerin sayısı artacağını daha kısa transit süreleri ve rekabetçi navlunlarla Mersin Limanı’nın Doğu Akdeniz'e açılan stratejik konumu güçlenirken Akdeniz havzasındaki diğer ülkelerin terminalleri ile aktarmalı konteyner ticaretinde küresel bir oyuncu  olarak rekabet edebilecek konumda olacaklarını ifade etti. Van Daele 27 milyon dolar bütçeli Kapılar Projesi ile de Mersin trafiğine rahat bir nefes aldıracaklarını belirtti.

 

zirve

 

Mustafa Gültak: “Ana aktarma konteyner limanının adresi Mersin’dir”

Akdeniz Belediye Başkanı Mustafa Gültak ise TCDD ve MIP’nin Mersin Limanı’nı büyütme projesini desteklerini belirterek kapasiteyi büyütmeden hedeflenen rakamların yakalanamayacağını söyledi.

Gültak “Temel atma törenine Sayın Ulaştırma Bakanımız geldiğinde, ana aktarma konteyner limanının da halen Mersin’e yapılacağını da bizzat kendisi ifade etmiştir. Ana aktarma limanının başka yere kaydırıldığı doğru değildir. Yeni yatırımlarla 3 milyon TEU, ana aktarma konteynır limanı da geldiğinde yaklaşık 12 milyon TEU’luk bir kapasiteden bahsettiğinizde, Mersin; bir anda sadece Türkiye’nin değil, tüm dünyanın en önemli liman şehirlerinden biri olmaya taliptir. Bu bir hayal değil, rahatlıkla gerçekleşecek bir olaydır” diye konuştu.

Hürriyet Gazetesi Ekonomi Müdürü Sefer Levent’ de limanlardan gerekli verimin alınması ve kırılan tedarik zincirlerinin canlanması için limanların demiryolu yatırımlarıyla entegre olması gerektiğini belirtti.

 

DİĞER HABERLER

Neredeyiz?